MUSTAFA AKAYDIN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

MUSTAFA AKAYDIN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUAK Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ahmet Onaran, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın hakkında görevi ihmal-görevi kötüye kullanmak, kamu kurumunu zarara uğratmak ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarını işlediği gerekçesiyle Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundu.

26 Mart 2007 tarihinde Antalya'da akıllı kart sistemiyle ilgili ihale yapıldığını ve sözleşmenin imzalanmasının ardından uygulamanın başlatıldığını belirten Av. Ahmet Onaran, "29 Mart yerel seçimlerinin ardından Büyükşehir Belediye Başkanlığı Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 2008/1282 esas ve 2009/806 karar sayılı dosyası gerekçe gösterilerek Antkart sözleşmesini ve ihalesini iptal etti. Belediye, aleyhine açılmış olan ve daha önce savunmasını yapmış olduğu davayı temyiz etmeyerek bu kararı kesinleştirmiştir. Bu konuda birçok dava açılmış ama sadece bu dava kabul edilmiştir. Belediye başkanının birinci derece ve şahsi sorumluluğundan bir tanesi aleyhine açılmış olan davanın temyiz edilme sorumluluğudur. Nihayetinde hukuk bir karar verecektir. Ancak hukukun size vermiş olduğu iç hukuk imkanları, temyiz etme yetkileri kullanılmamıştır ve görevi ihmal suçu işlenmiştir" dedi.

Bir kalemde 30 trilyon gitmiştir

26 Mart 2007 ve 20 Ekim 2010 tarihli sözleşme arasında kamuoyunu ve hukuku ilgilendiren farklılıklar olduğunu belirten Onaran, "Her iki sözleşme de Antalya'da toplu taşımayı kullanan vatandaşlarımızın bu taşımayı sağlayan minibüs ve özel halk otobüslerini ilgilendirmektedir. Her iki sözleşmenin mantığı da kent kültürüne daha uygun olan toplu ulaşımı kolaylaştıran, toplu taşımada para yerine kart sistemini ortaya koymaktadır. Ancak bu sözleşmeler arasında bazı farklar vardır. Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Menderes Türel döneminde imzalanan sözleşmede işletme bedeli olarak belirtilen 5. Maddesinde ‘Her yıl belediyeye 2 trilyon 440 milyar+KDV belediyeye ödenecektir' hükmü vardır. Belediyeler kamu kurumu olduğu için KDV'den muaf olmasından dolayı bu para yaklaşık 3 trilyon civarındadır. Ancak Halkkart sözleşmesinde böyle bir hüküm yoktur. Bu sözleşmelerin her ikisi de 10 yıllıktır. Bir kalemle işçinin, memurun, emeklinin, yetimin hakkı olan 30 trilyon gitmiştir. Her iki sözleşme de ortadadır. Birinde ben belediyeye yıllık 30 trilyon para vereceğim diyor, ikincisinde böyle bir şey yok diyor" diye konuştu.

Sistemin işletilemiyor: Aylık zarar 4 milyon TL

Sözleşmenin birçok benzerlikleri bulunduğunu belirten Onaran, "Her iki sözleşmede de işletme bedeli olarak yüklenici firma yüzde 2'sini aylık belediyeye verir. Bu sözleşmede de yüzde 2'lik bedel belediyeye aylık veriliyor. Antalya İdare Mahkemesi'nin önceki sistemin iptaliyle ilgili kararı 2009 yılında kesinleşmiştir. 30 Ekim 2009 tarihinde yeni kart sistemiyle ilgili sözleşme imzalanmıştır. Yüzde 2'lik bedel küçümsenmemelidir. Antalya'da yaşayan insan sayısı, toplu taşımadaki araç sayısı dikkate alındığı zaman aylık 450 bin TL civarında para belediyeye irad olarak kalmaktadır. Sistemin 10 ay işletilememesinden kaynaklanan zarar ise 4 milyon TL'dir. Her iki sözleşmede de aynı maddeler var ancak bu sistem 10 aydır işletilmemektedir" dedi.

Devletin vergi zararı da doğmuştur

Vatandaşlara daha önce satılan kartların elde kaldığını belirten Onaran, "Vatandaşımızın içine parasını doldurduğu kartlar bir hatıra olarak kalacaktır. Toplu taşımada kart sisteminin en önemli faydalı yönlerinden bir tanesi yapılan harcamanın vergi denetimine alınmasıdır. Bu kart sayesinde devletin ciddi bir vergi zararı da doğmuştur. İhalede hukuka aykırılık söz konusudur. İhaleyi alan firma ihalede tek başına bırakılmıştır. Daha 20 gün önce kurulan ve daha önce Türel döneminde yapılan teknik şartnamede bu ihaleye girebilmek için en az iki tane Büyükşehir de bu sistemi uygulamış netice almış olması şartı aranırken, Sayın Akaydın döneminde imzalanan sözleşmenin teknik şartnamesinde böyle bir husus yoktur. İhale günü hangi cihazlar kurulmuş, cihazlar denenmiştir" diye konuştu.

Halkkart oldu, ‘Kazıkkart'...

Belediye başkanlarının kentin menfaatlerini düşünmek zorunda olduğunu belirten Onaran, "Belediyeler Ankara'dan yönetilmez, yatırım yapılmaz. Belediye başkanları kendi kaynaklarını kendi üretir. Çünkü İller Bankası yasasında, mahalli idareler yasasında merkezi hükümetten ne kadar paranın geleceği bellidir. Siz seçimden önce bedava elektrik diyorsunuz, ucuz su diyorsunuz, 100 bin kişiye iş diyorsunuz, Antkart'ı kaldıracağın diyor, yerine Halkkart'ı getiriyorsunuz. Vatandaş sizin bu vaatlerinize kanıyor, suyu artık Sayın Akaydın sayesinde yüzde 30 zamlı içiyoruz, 100 bin kişiye iş dediniz, daha işe parti il başkanı ve akrabalarından başka kimseye işe aldığınızı görmedik. Ayrıca Antkart'ı yırttınız, Halkkart'ı getirdiniz. Halkkart bir kalemde Halkkart olmaktan çıkmış, kazıkkart haline gelmiştir" dedi.



4076352 Ziyaretçi